Denizli’nin tarımsal potansiyeliyle öne çıkan ilçesi Tavas’ta, modern tarım tekniklerinin yaygınlaştırılması amacıyla hayata geçirilen ‘Zeytin Çiftçi Tarla Okulu’ projesi başarıyla tamamlandı. Seki Mahallesi’nde gerçekleştirilen final etkinliğinde hem hasat coşkusu yaşandı hem de eğitimlerini tamamlayan üreticilere sertifikaları takdim edildi. Tarım teknolojileri ve sürdürülebilir üretim modellerini yakından takip eden teknolojigezisi.com.tr olarak, bu tür eğitim seferberliklerinin bölge ekonomisine katkısını mercek altına alıyoruz.
Sezon Boyunca Süren Kapsamlı Eğitim Maratonu
Üretim sezonunun başından itibaren titizlikle yürütülen projede, çiftçilere sadece teorik değil, uygulamalı eğitimler de verildi. Uzman teknik personeller gözetiminde gerçekleşen süreçte, üreticiler zeytin yetiştiriciliğinin en kritik aşamalarında sahada olma fırsatı buldu. Eğitim takvimi şu şekilde işledi:
- 19 Şubat: Ağaçların verimini doğrudan etkileyen budama teknikleri.
- 24 Mart: Toprak yapısına uygun ve verimli gübreleme yöntemleri.
- 11 Temmuz: Ürün kalitesini korumak adına hastalık ve zararlılarla mücadele stratejileri.
Bu yoğun programı başarıyla tamamlayan 31 üretici, düzenlenen törenle mezuniyet belgelerine kavuştu. Bilimsel veriler ışığında yapılan bu eğitimler, geleneksel yöntemlerin modern tekniklerle harmanlanmasını sağlıyor.
Tavas ve Seki’nin Zeytin Potansiyeli
Törenin açılış konuşmasını yapan Tavas İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ali Söylemez, ilçenin zeytin üretimindeki stratejik önemine değindi. TÜİK verilerine atıfta bulunan Söylemez, Tavas genelinde toplam 5 bin 750 dekar alanda zeytin üretimi yapıldığını belirtti. Seki Mahallesi’nin bu üretimdeki payına dikkat çeken Söylemez, “Seki, 48 üreticisi ve bin 227 dekar zeytinliği ile ilçemizin en önemli üretim merkezlerinden biridir. Şubat ayında tohumlarını attığımız bu eğitim projesini, bugün bereketli bir hasatla taçlandırıyoruz” ifadelerini kullandı.
İklim Krizine Karşı Bilimsel Üretim Şart
Denizli İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Nevzat Zayim ise konuşmasında küresel iklim değişikliğinin tarım üzerindeki yıkıcı etkilerine vurgu yaptı. Özellikle 2025 sezonunda yaşanan aşırı sıcaklar, kuraklık ve düzensiz yağış rejimlerinin rekolte kayıplarına yol açtığını hatırlatan Zayim, bu kayıpların ancak bilimsel üretim metotlarıyla minimize edilebileceğini söyledi.
Denizli’nin Türkiye zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 1’ini karşıladığını ve Ege Bölgesi’nde 5. sırada yer aldığını belirten Zayim, hedeflerinin sadece miktar artışı değil, kaliteyi yükseltmek olduğunu ifade etti. Zayim, “‘Örnek Üreticilerle Topraktan Sofraya Bilinçli Üretim ve Yayım Projesi’ kapsamında 710 üreticimize birebir danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Amacımız katma değeri yüksek ürünler elde etmek” dedi.
Markalaşma ve Coğrafi İşaret Hamlesi
Bölge ekonomisinin kalkınması için markalaşmanın önemine değinen İl Müdürü Zayim, Tavas ve Kale ilçelerinde üretilen zeytinyağının kalitesini tescillemek için harekete geçtiklerini duyurdu. Kaymakamlıkların desteğiyle Coğrafi İşaret ve markalaşma çalışmalarının başlatıldığını belirten Zayim, “Markalaşma olmadan gerçek kazanca ulaşmamız mümkün değil” diyerek vizyoner bir bakış açısı ortaya koydu.
“Toprakla İnsan Arasındaki Bağ Güçleniyor”
Tavas Kaymakamı İsmail Demir de törende yaptığı konuşmada, pandeminin tarımın hayati önemini bir kez daha kanıtladığını belirtti. Tarım ve insan arasındaki simbiyotik ilişkiye dikkat çeken Demir, “Ülkemizin en verimli toprakları üzerindeyiz. Seki halkının çalışkanlığı ve üretkenliği takdire şayandır. Bu projeye gönüllü olarak katılan ve kendini geliştiren tüm üreticilerimizi tebrik ediyorum” dedi.
Protokol konuşmalarının ardından eğitimlerini tamamlayan 31 üreticiye sertifikaları takdim edildi. Tören, zeytin bahçesinde gerçekleştirilen sembolik hasat etkinliği ile sona erdi. teknolojigezisi.com.tr ailesi olarak, tarımda dijitalleşme ve bilinçli üretimi destekleyen bu tür projelerin artarak devam etmesini temenni ediyoruz.
